+90 (246) 212 01 56
tr
Sosyal Medya Hesaplarımız

Faydalı Bilgiler

Anasayfa » Faydalı Bilgiler
Neden PVC Pencere
Günlük yaşamın vazgeçilmez maddelerinden bir tanesi hiç kuşkusuz, polimerdir. PVC (Poli Vinil Klorür), çok büyük olan bu polimer ailesinin önemli bir üyesidir ve modern bir sentetik (yapay) malzemedir. İki doğal kaynak olan petrol ve tuz’dan üretilen PVC, ticari anlamda ilk olarak gelişen plastiklerden biriydi. Günümüzde PVC, çocuk oyuncaklarından, su toplama ve dağıtma borularına, şişe ve torba yapımına, çeşitli spor malzemelere, otomobil döşemelerine ve silecek sistemlerine, pencere profillerine, pillere, elektrik izolasyon maddelerine, kablolara, kredi kartlarına, yiyecek kaplarına, kan torbası, serum tüpü, ameliyat eldiveni ve kalp kateteri gibi tıbbi malzemelere kadar modern yaşamımızda bir çok değişik uygulamalarla çok geniş kullanıma sahiptir. PVC’nin hayatımızın her alanında ve pencere profillerinde yaygın olarak kullanılmasının altında şu temel özellikleri yatmaktadır: * Sağlamlık ve hafiflik: Pencere profil ve kapı üretiminde kullanılan ahşap ve alüminyum malzemelerle kıyaslandığında PVC malzeme daha dayanıklı ve işlevseldir. PVC’nin aşınma dayanımı, hafifliği ve iyi mekanik dayanıklılığı ve tokluğu bina ve konstrüksiyon uygulamalarında onun kullanımında çok önemli teknik avantajlardır. * Ateşe dayanım: PVC, polimer zincirinde klor atomu taşıması nedeniyle doğal olarak zor tutuşmaktadır, yani alev alma sıcaklığı yüksektir. Yanma, ısı kaynağı kaldırılınca hemen durmaktadır. Bu özellik PVC’yi pencere, kapı, kaplama vb. uygulamaları için özellikle uygun yapmaktadır. Buna karşın ahşap malzeme kolay yanmakta ve alevi taşımaktadır. * Uzun ömürlülük: PVC malzemeden ürün elde etmeden önce, PVC bir dizi özel katkı maddeleriyle birleştirilir. Katkı maddeleri ürünün mekanik özelliklerini, parlaklığını, hava şartlarına dayanımını, rengini, berraklığını ve elektriksel özelliğini belirler. PVC hava şartlarına, kimyasal çürümeye, korozyona, şoka ve aşınmaya dayanıklıdır. O bu nedenle açık havaya maruz ürünlerinde ve birçok farklı uzun ömürlü istenen yerlerde müşterilerin tercih nedenidir.Örneğin PVC boruların %75’inin 40 yıldan fazla bir ömre sahip olacağı (100 yıla çıkma potansiyeli olacağı) tahmin edilmektedir. Pencere profilleri ve kablo yalıtımı gibi diğer uygulamalarda, çalışmalar gösterdi ki bunların % 60 ‘ından fazlası 40 yıldan daha fazla bir ömre sahiptir. Ahşap ise kısa ömürlüdür. * Ekonomiklik: PVC’nin hafifliği, sağlamlığı ve dizayn esnekliği bir çok uygulamada fiyat avantajı sağlar. Konstrüksiyonda kullanılan PVC bileşenler mükemmel fiyat/performans avantajları sunmaktadır. PVC, ahşap için kesin ihtiyaç olan bakım ve boya istemez. PVC dayanıklıdır, uzun süreli ve bakım istemeyen uygulamalar için çok uygundur. PVC’nin yapım ve kullanım maliyeti, alüminyum ve ahşaba göre daha düşüktür. * Çevreyle dost: Üretimden yok olana kadar yaşam döngüsünü ve bu döngü sırasında çevrenin etkilenme derecesini dikkate alan değerlendirme ve bağımsız çalışmalarda PVC’nin çevreye etkisi, pencere profil ve kapı üretiminde kullanılan diğer malzemelerle kıyaslandığında olumlu bulunmuştur. Geri dönüştürülebilir bir malzeme olan PVC den üretilen ve kullanım durumu olmayan/kalmayan tüm malzemeler tekrar tekrar yeniden şekillendirilerek mamül haline getirilir. * İyi yalıtıcı: PVC malzemenin ısı iletim katsayısı, pencere profil ve kapı üretiminde kullanılan ahşap ve alüminyum malzemelerle kıyaslandığında daha iyi yani daha düşüktür (λPVC= 0,16 W/mK iken , λALUMİNYUM= 200 W/mK ve λAHŞAP= 0,20 W/mK). Dolayısıyla PVC, ısı tasarrufu açısından pencere profil ve kapı üretiminde kullanılan en iyi malzemedir. Isı yanında PVC, ses, nem ve benzeri dış etkilere karşı gerçek bir yalıtım malzemesidir. * Çok yönlü oluşu: PVC’nin fiziksel özellikleri tasarımcılara, tasarım yaparken yüksek derecede özgürlük sağlar. PVC bu nedenle inşaat, ambalaj, tıp, elektrik, elektronik, otomotiv sektörlerinde kısaca hayatımızın her alanında yaygın olarak kullanılmaktadır. * Yeniden kullanılabilirlik: Borular, pencere profilleri ve yer döşemleri gibi konstrüksiyon malzemeleri ömürlerinin sonunda yeniden kullanılabilirler. Bu özelliği ile PVC çevre ve ekonomi açısından önemli fayda sağlamaktadır. PVC ve Alüminyum Pencerelerinin Karbon Ayak İzi Açısından Karşılaştırılması Karbon ayak izi, her insanın ulaşım, ısınma, enerji tüketimi gibi faaliyetleri sırasında veya satın aldığı her türlü ürünün üretim aşamalarında atmosfere yayılmasına neden olduğu karbon miktarını anlatmak üzere kullanılan bir terimdir. Başka bir ifadeyle, aldığımız her ürün veya gerçekleştirdiğimiz her faaliyet için gerekli olan enerjinin üretilmesi sırasında atmosfere salınan karbon gazı toplamını ifade eder. Doğal süreçlerin etkisinde milyonlarca yıldır devam eden iklim değişikliği, günümüzde insan kaynaklı çevresel kirlilik nedeniyle etkisini ve zararını daha da arttırmıştır. Geçmişten aldığımız temiz ve sağlıklı çevre mirasını gelecek nesillere de gerektiği gibi aktarabilmek için her kişi ve kuruluşa görevler düştüğü bir gerçektir. Bu çerçevede hem çevre ve iklime karşı duyarlılığımızı göstermek üzere hem de çevre kirliliğine karşı alınan önlemlere somut katkı verebilmek üzere karbon ayak izinin hesaplanması ve azatlımı konusunda çalışmalar yapmak önemli bir görev haline gelmiştir. Karbon ayak izi, bir işletme yada bir faaliyet sebebi ile oluşan ve yaygın olarak küresel ısınma potansiyelini ifade eden sera gazı emisyon miktarını hesaplar. CO2 eşdeğeri kilogram veya ton cinsinden ölçülür. Karbon ayak izi karşılaştırması için yapılan çalışmada aynı tip ve ebattaki PVC ve Alüminyum pencere çerçevelerinin, hammadde oluşturulmasından binaya montajına kadar aşamalardaki enerji tüketimi ve bunun sonucunda da kg cinsinden CO2emisyon miktarları hesaplanmıştır. Bu çalışmada PVC pencere çerçevesinin karbon ayak izi 248,8 kg CO2 olarak, Alüminyum pencere çerçevesinin karbon ayak izi ise 485,9 kg CO2 olarak bulunmuştur. Alüminyum pencere çerçevesinin karbon ayak izi, PVC pencere çerçevesine oranla 2 kat daha yüksek miktardadır. Ayrıca, PVC profillerinden yapılmış pencerenin ısı yalıtım performansı da yüksektir. Dolayısıyla kullanıldıkları mekanlarda kışın ısınma enerjisinden, yazın iklimlendirme (klima) enerjisinden tasarruf sağlayarakDiğer bir konu da PVC pencerelerin, uzun ömürleri sonrasında geri dönüşüm için enerji tüketimi, Alüminyum pencerelerin geri dönüşüm enerji tüketimine göre çok çok düşüktür. PVC pencerelerin tüm üretim aşamalarında, düşük karbon ayak izine, kullanımları sırasında uzun ömür ve üstün yalıtım performansına, geri dönüşümlerinde de düşük karbon ayak izine sahip olmalarından dolayı diğer malzemelerden yapılmış pencerelere tercih edilmesi sonucunu doğurmuştur.
Fransız Balkon Nedir?
Balkon kapıları, evinizin dışarıyla bağlantılarından biridir. Fransız balkon ise; yerden tavana kadar uzanan doğramalardan oluşan, önünde maksimum 50 cm’lik bir çıkıntı ve korkuluk bulunan bir balkon türüdür. Fransız balkon camlı olup, tek veya çift kanattan oluşmaktadır. İsteğe göre Pimapen sürme kapı sistemleriyle birleştirilebilir. Fransız balkon kapısının büyük boyda olması, güçlü bir yalıtım ve yüksek kalitede malzeme kullanımı gerektirir. Pencerede olduğu gibi, daha kullanışlı ve emniyetli olması açısından balkonda da sıklıkla Pimapen PVC kapı tercih edilmektedir. Pimapen PVC kapı sistemleri ısı, ses, toz, hava ve su yalıtımı bakımından en iyi performansı sunar. Camların kaliteli olması da bu açıdan bütünleyici bir unsurdur. PVC balkon kapılarını seçerken binanın yapısına uygun olmasına da dikkat edilmelidir. Böylece kapılar tam olarak görevini görür. Ayrıca Pimapen PVC kapılar ekstra emniyet kilitleriyle, emniyet konusunda da yüksek donanımlıdır.
Nem ve Terleme Nedir
Günlük yaşantımıza rutubet (nem) olarak adlandırdığımız olay, havanın içinde buhar halinde bulunan sudur. Hava her sıcaklıkta belli bir miktar suyu buhar olarak yoğuşur ve terleme meydana gelir. Havanın belli sıcaklıkta tutabileceği maksimum buhar miktarına doyma noktası denir.
Nem ve Terleme Oluşumu, Malzemeler Üzerinde Etkisi
20. yüzyılın başlarında yapım tekniğindeki değişiklikler, insan yaşantısının farklılaşması ve endüstrinin gelişmesi yapılarda terleme zararlarını ortaya çıkarmıştır. Eski yapılarda küçük taş, tuğla, kerpiç, kireç, sıva gibi malzemeler kullanıldığından su buharının geçişlerinde akımı önleyici bir tabakaya rastlanmamaktaydı. Günümüzde ise duvar iç yüzeyindeki terlemenin önlenmesi için modern metodlar kullanılarak duvarların ısı geçirgenlik dirençleri yükseltilmiş, duvarlar tabakalı olarak yapılmaya ve ısı yalıtım malzemeleri kullanılmaya başlanmıştır. Fakat uygulama yanlış yapıldığında ve alınması gerekli tedbirler alınmadığında duvar yüzeylerinde kaplama, sıva ve boya kabarmaları, çatlama ve küflenme gibi terleme zararlı ortaya çıkmaktadır. Dış duvarda mozaik, seramik, cam gibi buhar geçirmeyen kaplama malzemeleri su buharının duvar içinde yoğuşmasına sebep olmaktadır. Bu durumlar gösteriyor ki günümüz yapı şartlarında odaların havalanması tek başına yeterli değildir.
Bina İçinde Nem Üreten Kaynaklar
Yapılarda en önemli nem üretimi, yaşama fonksiyonlarının çeşitliliğinden doğmaktadır. Yemek pişirme, çamaşır yıkama, çamaşır kurutma, döşemelerin silinmesi, camların silinmesi, su ısıtma, ütü yapma, çiçekleri sulama vs. nem üreten kaynaklardır. Örneğin; 1 saatte üretilen nem • Çamaşır yıkama 300gram/saat • Çamaşır kurutma 500gram/saat • Yemek pişirme 1000gram/saat • Duş alma 2600gram/saat • İstirahat halindeki bir insandan nefes yolu ile 40-50gram/saat • Orta çalışma halindeki bir insandan nefes yolu ile 70-80gram/saat • Uyuyan bir insan gecede deri ve nefes yolu ile 1000gram/saat Genellikle evlerde kullanılan gaz yakıtlar, yanma esnasında önemli miktarda su buharı çıkarırlar. Havadaki karbondioksit miktarı, %0,1 olduğunda insan rahatsız olmaya başlar. İnsanlar teneffüs ettiği hava hacminin %4’ünü karbondioksit haline dönüştürür. Bu durum göz önüne alındığında evin havalandırma gereksinimi ortaya çıkar.
Terlemenin Hava Sıcaklığıyla İlişkisi
Bir evin içindeki havanın en düşük ve en yüksek sıcaklıklarda bünyesinde tutabileceği maksimum bir su miktarı vardır. sıcaklık °C max.su gr/m3 sıcaklık °C Max.su gr/m3 -20 0,08 5 6,79 -10 2,14 10 9,39 -5 3,25 15 12,84 0 4,84 20 17,29 Havanın sıcaklığı ne kadar düşük ise, tutabileceği su buharı miktarı da o kadar azdır. Terlemenin oluşması için nem oranı da en önemli etkenlerden biridir. Havanın içinde fazla miktarda su buharı varsa, oda içindeki sıcaklıktan daha düşük bir sıcaklıktaki yüzeye (cam gibi) rastlandığında terleme olacaktır. Odanın nem yüzdesinin düşük tutulması, terlemenin önlenmesi için önemli bir etkendir. Bilimsel verilere göre 18-20°C sıcaklıktaki odaların nem değerleri: -%50 den aşağı ise .............Kuru -%50...%60 arası ise...........NORMAL -%60...%75 arası ise...........Nemli -%75’den yukarı ise............Islak olarak kabul edilmektedir.
Pencerenin Nem İle İlişkisi
Ahşap pencerelerde kasa-kanat arasında conta yoktur. Pencerenin yapısından dolayı fazla su buharı ihtiva eden sıcak hava dışarı çıkar, soğuk ve rutubetsiz hava içeri girer. Tek camlı ahşap pencerenin bulunduğu bir odada en soğuk yer cam yüzeyidir ve buharın ilk yoğuşacağı yer burasıdır. Pimapen PVC pencerelerde ise kasa-kanat arasındaki kauçuk contalar ısı, hava, su, toz ve gürültü yalıtımı sağlar. Bu contalar nemin hava akışı ile dışarı atılma ihtimalini azaltır. Yoğuşma cam yüzeyinde değil, pencere-duvar birleşimi ile duvar yüzeyinde olacaktır. Bu durumu önlemek için karşılıklı iki Pimapen pencere kanadının açılarak mekanın günde en az iki kere havalandırılması yeterli olacaktır. Havalandırma işleminin kullanıcı kontrolünde ve istenilen zamanlarda yapılabilmesi Pimapen pencere sistemlerinin bir avantajıdır. TERLEMEYİ ÖNLEMEK İÇİN • Mutfakta pişirmenin sebep olduğu su buharı, aspiratör ve baca yolu ile giderilmelidir. • Banyo ve tuvalet, kullanımdan sonra Pimapen pencere yardımı ile havalandırılmalıdır. • Nemin evin diğer kısımlarına yayılmasını engellemek için mutfak ve banyo kapıları kapalı tutulmalıdır. • Evin her odası 18-20oC olmalı ve gerekirse ısı yalıtımı ile duvarın yüzey sıcaklığı artırılmalıdır. • Ev içinde çamaşır kurutulmamalı, kurutulacaksa banyoda penceresi açık ve kapısı kapalı olarak yapılmalıdır. • Odaların aynı sıcaklıkta olmasına dikkat edilmelidir. Oda kapıları açık tutularak ısının eşit yayılması sağlanmalıdır. • Gaz sobası, katalitik türü ısıtıcılar aşırı su buharı oluşumuna sebep olduğundan kat kaloriferi ve kombili radyatörler tercih edilmelidir. • Soba ve radyatör üzerinde kesinlikle çaydanlık, çamaşır gibi eşyalar bulundurulmamalıdır. • Evde fazla miktarda çiçek ve akvaryum varsa havalandırma süresi artırılmalıdır. • Camlar ve döşemeler ıslak bezle temizlenirken, silinen yerler kuruyana kadar ev havalandırılmalıdır. • Evin duvarları ve tavanları yağlı boya ile boyanmamalı, plastik esaslı duvar kağıtları veya plastik boya tercih edilmelidir.